ümmet

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

"Hüküm Allah'ındır" demek - Raşid GANNUŞİ

"Hüküm Allah'ındır." demek "Hüküm Ümmetindir." demektir.
Raşid GANNUŞİ
İslam ve demokrasiden bahsederken ne yazık ki bir grup Batılı ve Müslüman’ın da ortağı olduğu bir sanıyla karşılaşıyoruz: İslamcıların bazıları ve bazı İslam düşmanları İslam’ın demokrasiye karşı olduğu üzerinde birleşiyorlar. Bu garip ötesi bir şeydir. Siyasi bilimlerde uzman olmayan İslamcıların konumu, nesneleri basit bir şekilde sınıflandıran telkinlere dayanmaktadır ve bu, “İslami yönetim Allah’ın yönetimidir, demokrasi ise halk yönetimidir” şeklindeki bir sınıflandırmadır. Birbiriyle çelişen iki anlayış… Şu halde demokrasi küfür ve şirktir.

İhsan Eliaçık - Söyleşi

İhsan Eliaçık, Yazar ve düşünür. 23 Aralık 1961′de Kayseri’de doğdu. Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okudu (1985-1990). İlahiyat Fakültesi’nden ayrılarak bağımsız yazarlık hayatına başladı. Kayseri Gündem, Değişim, Yeryüzü, Bilgi ve Düşünce, Yarın, Özgün İrade, Bilgi Adam, Zaman gibi birçok gazete ve dergide 30 yılı aşkın süredir düşünce ve yazı hayatına devam ediyor. Mart 2008′de Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Söz ve Adalet Dergisi’nde aylık, Gerçek Hayat Dergisi ve www.haber10.com haber sitesinde yazdı. Halen kendi resmi web sitesinde (ihsaneliacik.org) ve adilmedya.com haber sitesinde haftalık yazıları yayınlanıyor. Şu ana kadar 20 kitabı yayınlandı. Evli ve beş çocuk babası. Arapça ve İngilizce biliyor, İstanbul’da yaşıyor. İslami düşüncenin ihyası üzerine kafa yormaktadır.

Kendisiyle İslam, mülkiyet, sosyalizm, İslami kesimin içinde bulunduğu konformizm hastalığını konuştuk.

Türkiye’de mülkiyet-din ilişkisi üzerine kafa yoran, özel mülkiyetin sınırları, lüks yaşam ve konformizmi İslami açıdan irdelemeye çalışan nadir düşünürlerden birisiniz. İslami perspektif bakıldığında marksizmin kapitalizme yönelik eleştirisi nerelerde eksik kalmaktadır, İslam düşüncesinin bu yönüyle marksizmin getirdiği eleştirilere ek olarak ne tür eleştiriler getirmektedir?

Toprak ve Yürek İşgalleri

Topraklarımızın işgal edilip yer altı ve yerüstü zengilliklerimizin talan edilmeleri bizi okadar korkutmamalı. Eğer yürekler işgal idilmeyip imanlar tahrif ve tahrip edilmemişse, gün gelir , devran döner, kaybedilenler geri alınır, yıkılanların yerine daha iyileri yapılır.
Fakat yürekler işgal edilmiş, imanlar tahrif ve tahrip edilmişse işte asıl felaket budur. Bu gerçeği iyi bilen müstekbirler ordulardan, silahlardan çok imandan korkuyorlar.
Allahım! Bedenlerde imanın iktidarı kurulmadan, topraklarda imanın iktidarı kurulamaz. Bedenlerde imanın iktidarı yıkılamaz. Bireyden ümmete ulaşan yolda imanın iktidarını gerçekleştirip şeytanların iktidarını yerle bir edecek güç ver. İnsanı imansız, imanı insansız bırakacak insanın ebedi mutluluğuna engel olup cehenneme (cehenneme yuvarlayan) zulüm odaklarını kökten kurutsunlar.
M. İSLAMOĞLU

Kardeşlik Aşkına - Mustafa İSLAMOĞLU

Tevhid ve kardeşlik

Kardeşlik meselesinin çıkış ve varış noktası nedir? Kardeşlik konusunu konuşmaya nereden başlamalı, getirip nereye dayamalı? Meselenin neşet ettiği ‘üssü’l-esas’ nedir, varıp dayanacağı ‘aksa’l-ğaye’ nedir?
Bu suallere verilebilecek tek cevap vardır: Tevhid. Evet, tevhid, kardeşlik meselesinin hem üssü’l-esası, hem aksa’l-ğayesidir.
Tevhid, “birlemek” manasına gelir. Allah Vahid’dir, Ehad’dir. Vahid, şeriki olmayan ‘tek’ demektir. Ehad, benzeri olmayan ‘tek’ demektir. İkisi de Allah’ın mutlak ve sonsuz tek’liğini, eşsiz ve benzersiz bir’liğini ifade eder.
Şu halde, mutlak bir olanı “birlemek” de ne oluyor? Biz birlemesek O’nun birliğine halel mi gelir? Tüm iradeli varlıklar şirke sapsa, O’nun Ehad ve Vahid oluşu bundan zerrece etkilenmez. O müşterek varlık değildir, dağılmaz. O mürekkep varlık değildir, parçalanmaz. O Samed’dir, artmaz ve eksilmez.
O halde tevhidin gayesi nedir?

Reklam

İçeriği paylaş