Allahı tanıma

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Kainat Kitabını Okumak

Kainat Kitabını Okumak

Bir an başınızı yerden kaldırıp göğe çevirerek, göğün lime lime dağılmış bulutlar ile, saf saf uçan kuşlar ile süslü güzel yüzüne bakın. O güzelim tablo, ne de güzeldir! Ya bulutsuz bir gecede ışıl ışıl yanan gök kandillerinin bayramını seyre ne demeli?
Ama gün olur, gece olur, günler geceye eklenip ay olur, aylar olur da, başımızı yerden kaldıramayız nedense. Yerden yani, işimizden gücümüzden, gündelik meşgalelerden, borçtan, alacaktan, "Şunu alsaydım keşke, bunu satsam"lardan...
Ve biz göğe bakmadıkça, gök bizden küser, uzaklaşır. O bizden uzaklaştıkça, biz dipsiz bir yer kuyusuna iner dururuz. Sonunda mutsuz çehreler, huzursuz evler, sancılı kalpler, dertli başlar dolar dünyamıza. Şu güzel dünya, biz o meşgalelere daldıkça kararır, soğur, asıklaşır. Bir zindan olur. Hatta, bir nevi cehennem oluverir.
O meşgalelerin, o gündelik küçük hesapların ötesinde, ötelerde bizi bütün ruhumuzla kucaklayan bir sır olmalı ki, ötelerin ve bu yerin Sahibi, Kur’ân’ıyla bizi oraları seyre çağırıyor. Başımızı onlara; o kuşlara, bulutlara, yıldızlara çevirelim istiyor. "Çevir gözünü semaya" diyor. "Üstlerinde kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı?" diye haber gönderiyor. Sonra, "Yeryüzünde seyahat edin" diyor. "Seyahat edin" yani, kabuğunuzu kırın, yarattıklarımı görün, seyredin, düşünün. "Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için nice deliller ve ibretler vardır" diyor sonra. "Allah size delillerini gösteriyor" buyuruyor.

Reklam

İçeriği paylaş