atatürk

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Atatürk, Emperyalizm ve Din

Atatürk, Emperyalizm ve Din

Batı emperyalizmi bugün dünyanın hakimi olarak bütün dünyayı avucunun içinde tutmakta ve menfaatleri doğrultusunda kan gözyaşı demeden fütursuzca hareket etmekte, dünyayı babasının malı gibi kullanmaktadır.

Emperyalizm dünyaya askeri ve ekonomik gücüyle hakim olmakla birlikte günümüzde askeri gücün destekleyicisi ve kolaylaştırıcısı olarak başka yardımcı unsurları da kullanmaktadır. Bunların başında kendilerine hayran ve şahsi menfaatlerini(makam, mevki, şöhret ve para) önceleyen iş birlikçileri ülke yönetimlerine getirmek yer alır. Kendilerini dinlemeyenler ise ya darbe, isyan ile doğrudan ya da koalisyonsa birkaç vekilin ayartılmasıyla ki zaten iş birlikçileri her partiye sızdırılmıştır, kolayca değiştirilmektedir.
Bunu yapmadaki temel hareket noktası ise ülke içinde birbirine düşman kesimler oluşturup kendilerine biat edenleri iktidara taşıyacaklarını vaad ederek iş birlikçileri kolayca ikna etmeleridir.
Hal böyle olunca ülkelerin emperyalizm kıskacından kurtulmalarının da esas yolu içteki bu iş birlikçiliği kolaylaştıran ortamı, şartları ortadan kaldırmak olmalıdır.

Bunun belki de en önemli başlıkları ülkede halk iradesine dayanan güçlü yönetimler çıkaran bir yönetim sistemi ve iç uzlaşı, birlikteliğin sağlanmasıdır.

Ülkemiz özelinde ifade edilecek olursa Alevi-Sünni, Türk-Kürt, laik-dindar gibi kavramlarla toplumumuz bölünmeye çalışılmış ve belki de belli ölçüde başarılı olunmuştur. Bu bölünmelerin nasıl giderileceği her bir başlık için ayrı ayrı analiz edilebilir. Fakat hepsinin temelinde hoşgörü ve karşı tarafa saygı duyma, birlikteliğin bozulmasının herkesin sonu olacağı fikri olduğu söylenebilir.

Emperyalizmin kullandığı bölünme alanlarından biri de laik-dindar kutuplaşması veya düşmanlığını tesis etmektir. Bunu sağlamak sık sık karşı tarafın hassasiyetlerine dokunan olaylar, durumlar gündeme getirilip veya bizzat planlanıp şuuraltına korku ve düşmanlık aşılanmaktadır.

Dindar Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk, askeri ve siyasi kişiliğinin yanı sıra, ahlakı ve İslam dinine verdiği önemle de Müslüman Türk Milleti önünde güzel bir örnek olmuştur. Ancak bazı materyalist çevrelerce Atamızın dine olan yakınlığı çarpıtılmış ve tam tersi, din karşıtı olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Hatta bu çevreler öyle ileri gitmişlerdir ki, Atatürkçü bir kişinin asla dindar olamayacağı gibi çarpık bir mantığı topluma yıllarca telkin etmişlerdir. Aslında kendi ateist fikirlerini meşrulaştırmak için bunu Atatürk’e mal ederek taraflar oluşturmaya çalışmış ve Atamızın çok önem verdiği milli birliği yıllarca zedelemişlerdir. Ancak bu çarpık telkin günümüzde etkisini kaybetmiştir. Atatürk’ü yakından tanıyan kişilerin aktardığı bilgiler ve hayatını anlatan güvenilir kaynaklar, Atamızın değil din karşıtı olmak, İslam ahlakıyla ahlaklanmış, derin iman sahibi gerçek bir Müslüman olduğunu gösterir bizlere. Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü hazırlayan sebeplerden biri olarak gördüğü İslami deformasyonu ve bunun doğurduğu olumsuz sonuçları bir konuşmasında şöyle dile getirmiştir: 

n/a

Reklam

İçeriği paylaş