bitki

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Helikopter Kanatlı Bitki

Avrupa akağaçlarının tohumları, helikopterlerdeki pervaneye benzer çok enteresan bir yapıya sahiptir. Hava yoluyla üreyen bu ağaçların tohumları, sadece tek taraftan çıkan bir kanada sahiptir. Bu kanat sayesinde rüzgâr çıktığında kendi etraflarında dönerek hareket edebilirler.

Olgunlaşan her kanat, tıpkı böcek kanadı gibi zar şeklindedir ve üzerinde damarlar bulunur. Akağaç tohumları, kendi etrafında dönerek hareket edebilecek şekilde yaratılmışlardır. Bu da onların düşüş hızını yavaşlatmaktadır. Eğer rüzgâr yoksa tohumlar yavaş yavaş kendi etrafında dönerek yere düşerler. Döllenme işleminin en büyük yardımcısı rüzgârlardır. Helikopter tohumlar, rüzgârlar sayesinde bazen kilometrelerce süren uzun mesafeleri dahi aşabilirler.

Tohumlar, ilk yaratıldıkları andan itibaren, bulundukları ortamda ihtiyaçları olan sistemlerle donatılmış olarak var olmuşlardır. Kuşkusuz bu sistemler tesadüfle açıklanamayacak kadar mükemmeldir. Tohumlara, sahip oldukları bu özelliği veren, üstün ve güç sahibi olan Yüce Allah’tır. O’ndan başka İlah yoktur.

Ağaç Kökleri ve Mantarlar Arasındaki Dayanışma

Yapılan araştırmalar bilim adamlarını kökler hakkında çok ilginç bilgilere ulaştırmıştır. Bir mantar türü ve ağaç kökleri arasında yardımlaşma olduğu keşfedilmiştir.

Kökler, ihtiyaçları olan fosfor ve nitrojeni mantarlar yardımı ile temin ederler. Mantarlar ise, ağaçlardan, fotosentezle temin ettikleri karbon bileşiklerini alırlar. İhtiyacınız olan bir şeyi alması için birisine para verseniz ve o kişi neye ihtiyacınız olduğunu bilmeden tam istediğiniz şeyleri alıp size getirse buna tesadüf demek çok mantıklı olmaz.

Peki, kendileri için neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu bilemeyen bu canlılara bu şekilde yardımlaşmayı kim yaptırıyor?

Ağaçlar, ihtiyaçları olan nitrojen ve fosforun mantarlarda olduğunu nereden biliyor?

Hiç kuşku yok ki mantarların ağaçların yardımına koşmaları, ağaçların da mantarlara fayda sağlamaları doğadaki yardımlaşmanın güzel bir örneğidir.

Yapılan araştırmalardan elde edilen çok ilginç bir sonuç daha vardır. Farklı ağaç türleri arasında da nitrojen yardımlaşması vardır ve bu yardımlaşmada da taşıyıcılar yine mantarlardır. Beyni, zekâsı, gözü ve kulağı olmayan bitkiler, sebepsizce birbirlerinin yardımına koşarlar. Bu canlıları bir araya getiren, her ikisinin de ihtiyaçlarından haberdar olan ve birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yaratan Yüce Allah'tır.

Yaprakların Üzerindeki Gözenekler

Bitkilerin üzerinde bulunan gözle görülemeyecek kadar küçük olan gözenekler, yani delikler son derece önemli görevlere sahip yaratılış harikalarıdırlar. Bu delikler sayesinde bitkiler ısı ve su transferi sağlayarak fotosentez için gerekli olan karbondioksiti atmosferden temin edebilirler. Bununla beraber açılıp kapanabilen bir yapıya sahiptirler.

Bitkilerde bulunan bu gözenekler genellikle yaprakların alt kısımlarında bulunurlar. Bu vesile ile güneş ışığının yaprak üzerindeki olumsuz etkisi en aza inmiş olur. Bitkilerdeki suyu dışarı atan bu delikler eğer yaprağın üst kısmında yer alsalardı, güneş ışığına çok uzun süre maruz kalmış olacaklardı. Bu durumda bitkinin sıcaktan ölmemesi için gözenekler, bünyelerinde bulunan suyu devamlı olarak dışarı atacaklar ve bunun sonucunda da bitki su kaybından dolayı kuruyarak ölecekti.

Yaprakların üst deri dokusu üzerinde ikişer ikişer yerleşmiş bulunan gözeneklerin biçimleri fasulyeye benzer. Karşılıklı iç bükey yapıları, yaprakla atmosfer arasındaki gaz alışverişini sağlayan gözeneklerin açıklığını ayarlar. Gözenek ağzı denilen bu açıklık, ışık, sıcaklık ve nem gibi dış koşullara göre değişiklik gösterir. Gözenek ağızlarının açıklığı veya küçük oluşu ile bitkinin gaz ve su alışverişi düzenlenir.

Lastik Üretilen Bitki: Guayule

Dünya üzerindeki bilinen bitkilerin yaklaşık 2000 türü lastik maddesi içerir. Ancak bu bitkilerin yalnızca bir kısmından lastik üretiminde faydalanılır. Bunlardan biri olan Guayule bitkisi, Kuzey Amerika’daki yarı kurak bölgelerde bulunur. Bu bitki özellikle tekerlek lastiği yapımında kullanılır. Görünümü çalı şeklindedir ve 60cm yüksekliğindedir. Uzun yaşayan dayanıklı bir bitkidir.

Yıllık yağmur miktarı düşük olan çöllerde yaklaşık 30–40 sene yaşayabilirler. Bu bitkilerin kökleri 6 metreye kadar iner. Ana köklerin üzerinde de yoğun lif şeklinde yan kökler bulunur. Bu yan kökler vasıtası ile yana doğru 3 metre kadar yayılabilirler. Kökleri geniş alana yayılan guayule bitkisi bu sayede çöl toprağından ihtiyacı olan nemi elde eder ve kurak dönemlerde yaşamlarını sürdürebilme olanağı elde ederler. Böyle kurak koşullar olduğunda bitki diğer koruyucu mekanizmasını aktif hale getirir ki, bu da uyku halidir. Meksika’nın bazı bölgelerinde guayule bitkisi, yıllarca yağmur almadığında dahi yaşamını bu yöntemle sürdürmektedir.

Guayulede lastiğin üçte ikisi gövdesinde ve dallarında yer alır. Kalanı da köklerindedir. Guayule bitkisinin kuru olarak ortalama ağırlığının % 10’u lastik içerir. Eğer bitki bir baskı altında ise, büyüme yavaşlar ve fotosentez ürünleri lastik üretimine dönüştürülür. Hava soğuduğunda ve nem düştüğünde büyüme yavaşlar ve lastik içeriği artmaya başlar. Yapılan gözlemlerde bitkinin lastiği hiç kullanmadan en az on yıl bünyesinde bulundurduğu tespit edilmiştir.

Kuşkusuz guayule bitkisini kusursuz özelliklerle, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları örneksiz yaratan Yüce Rabbimiz yaratmıştır ve bu, O’nun sayısız yaratılış delillerinden yalnızca biridir. "Allah, herşeyin Yaratıcısı'dır. O, herşey üzerinde vekildir." (Zümer Suresi, 62)

Suda Yaşayan Bitkiler

Tuzlu suda, deniz kenarında ve bataklıklarda yaşayan bitkiler, tıpkı çölde yaşayan bitkiler gibi pek çok zorlukla karşılaşırlar. Ancak Allah bu bitkileri, sulu koşullarda yaşayabilecek şekilde yaratmıştır. Büyük bir kısmı suyun içinde olan bitkilerin gövde ve yaprakları, bu ortamda yaşamalarına imkan verecek şekilde tasarlanmıştır. Mesela tuzlu sularda yaşayan bitkilerin yaprakları, tıpkı çöl bitkileri gibi kalın bir deri gibidir. Bu sayede çok miktarda su depolar ve fazla sudan da zarar görmezler.
 
Bazı bitkiler ise, bulundukları bölgelerde sıkça su baskını ile karşılaşırlar. Bu da bitkinin gövdesine çok miktarda tuz girmesine neden olur. Bu elbette bitki için zararlı bir durumdur. Ancak bu bitkiler, fazla tuzdan asla zarar görmezler. Çünkü fazla tuzu gövdelerinden atan tuz bezlerine sahiptirler.
 

Reklam

İçeriği paylaş