enflasyon

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

KAĞIT PARA ve EKONOMİ İLİŞKİSİNE DAİR

Para basımı yoluyla çalışan kesimlerin maaşlarının kat kat arttırılması refah seviyesini yükseltir mi?
Seçim dönemlerinde sıkça duyulan maaşların %50 %100 arttırılacağı vaadleri ekonomi dilinde ne anlama geliyor?
Para tüketim mallarına ulaşmak için bir değişim aracıdır. Yoksa kendi başına bir değeri yoktur. Hiçbir ihtiyacı karşılamaz. Maaşın iki kat arttırılması eğer satın alınan ürün miktarını arttırmıyorsa ekonomi dilinde bir şey ifade etmez. Yani 2/1 ile 4/2 veya 8/4 matematikte aynı sonucu verir. Yani 2 dir. Maaşın 100 birim olması ile 200 birim olması satın alma gücüne yansımıyorsa aynı demektir.
Peki maaşın 100den 200e çıkması satın alma gücünü arttırmaz mı?
Cevabı çok açık. Eğer bu artış karşılığı olmayan para basımı yoluyla yapılıyorsa arttırmaz. Tabi toplumun geneline verilen bir para ise. Yoksa çok az sayıda insana verilirse o insanların alım gücü artar. Burada amaç toplumun genelidir.

Birinci esastaki 10 kişilik aile örneğini hatırlayalım. Diyelim ki bir toplumun tamamı bu aile olsun. Bu ailenin üretim miktarı da 10 adet ekmek olsun. Yani herkes çalışıp uğraşıyor ve toplamda günde ancak 10 tane ekmek üretebiliyorlar. Yani ortalamada herkese bir tane ekmek düşüyor. Her biri diyelim ki aynı ücreti aldığı için aynı oranda tüketime sahipler. Yani herkes bir ekmek alacak kadar maaş alıyor. Diyelim ki ayda 30 TL maaşları var. Günlük 1 TL demek. Ekmek de 1 TL olduğu için günlük 1 TL ile 1 adet ekmek alınıyor.

Şimdi biri çıkıp herhangi bir şekilde bunların maaşlarını 2ye 3e katlasa alım güçleri 3 kat artar mı? Diyelim devlet para bastı, maaşları 30 TL den 90 TL ye çıkardı. Günlük 1 TL den 3 TL ye çıktı. Şimdi herkes 1 ekmek yerine 3 adet ekmeğe sahip olabilir mi?
Cevabı gayet açık. Olamaz. Çünkü burada üretilen ekmek miktarı toplamda yine 10 tane. 10 kişinin hepsine 3er tane ekmek düşmesi için 30 ekmek üretilmesi lazım.

İSLAM EKONOMİ MODELİ

İSLAM EKONOMİ MODELİ (İslam Ekonomisi, İslam Ekonomi Sistemi)

İslam dini son semavi din olarak insan hayatını bütünüyle ele alan bir dindir. Hem bireysel hem toplumsal hem dünya hem ahiret hem ibadet inanç, ahlak hem ticaret, ekonomi alanlarında, kısacası hayatın her yönüyle ilgili hükümleri vardır.

Dünya hayatı, maddi hayat anlamında ekonomi üzerine kurulmuştur. Sanayi ve teknolojinin gelişmesinden sonra ekonomik hayat, insanın ve toplumun diğer bütün yönlerini kapsayan ve yönlendiren bir nitelik kazanmıştır. Bu açıdan ekonomik olarak yeterli seviyede olmamak bireysel, toplumsal ve ülkeler arası dengeler gibi alanlarda sıkıntılara ve yıkımlara sebep olmaktadır. Bu açıdan İslamın diğer bütün alanları nasıl iyice anlaşılmaya ve hayatta uygulanmaya çalışılıyorsa ekonomi hükümlerinin de anlaşılması ve uygulanmaya çalışılması fert, toplum ve İslam ülkeleri hatta bütün insanlık açısından çok önemlidir.

Dünyada var olan ekonomi modelleri, ekonomi faaliyetlerinin genişlediği sanayileşme sonrası dönemler olarak düşünürsek temelde iki yaklaşım olduğu söylenebilir. Bunlar kapitalizm veya liberalizm ile sosyalizm veya komünizm kavramlarıyla ifade edilen sistemlerdir. Bunlardan içerdiği tanım gereği sosyalizm, kapitalizmden sonra ortaya çıkan bir yaklaşımdır. Fakat Sovyetlerin dağılmasından sonra dünyada büyük ölçüde rağbetini yitirmiştir. Onun, toplumun azınlık bir kesimi tarafından kabul görmesi aslında kapitalizmin bir takım sorunlarının olmasından kaynaklanır. Bazı sorunları olduğu iddia edilse de kapitalizm dünyanın büyük kısmında kabul görüp ülkelerin ekonomik hayatına yön veren bir sistem olmuştur. İslamda ekonomi modeli, islamın ekonomi anlayışı ifade edilirken bu iki sistemle karşılaştırılması, anlaşılmasını ve pratiğe aktarılmasını kolaylaştırılacaktır.

FAİZ VE ENFLASYON

Faiz ve enflasyon çağdaş istikbarın mazlumların cebindeki hortumdur. Enflasyon ve faiz birbirini azdıran iki ekonomik şeytandır ki bunlar hep hizbuşeytan adına çalışır. Her müminin rızkına uzanan bu iki ele İslam’ın cezasını vererek bunlar kökünden kesilmelidir. Bunu yaparken saflığa kurban gidip kesinlikle enflasyon yüzünden zarara uğranmamalıdır. Kuran’da haksızlığa uğramak da haksız yerden kazanmak gibi yerilmiştir.

Reklam

İçeriği paylaş