Hayatın Başlangıcı

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

YARATILIŞ EVRİMLE Mi EVRİMSİZ Mİ GERÇEKLEŞTİ

YARATILIŞ EVRİMLE Mi EVRİMSİZ Mİ GERÇEKLEŞTİ

Belki çoğu insanın dikkatinden kaçan ancak düzenli olarak belli aralıklarla medyada özellikle bazı medya organlarında ısrarla yapılan evrim mi yaratılış mı programları ile bu konu sürekli gündemde tutulmaya ve insanların şuuraltına işlenmeye çalışılmaktadır. Ancak konu çok farklı örnekler ve farklı boyutlarıyla irdelendiğinde bazı bilgilerin hakikatinin sorgulanması, değerlendirilmesi dikkatlerden kaçmaktadır. Aşağıdaki yazı bu konuda bir hususa dikkat çekmektedir.

Canlılar veya insan evrimle meydana gelmiştir diye düşünenler acaba rastlantısal mutasyonlara ve doğal seçilime dayanan bu evrim denen mekanizmanın gerçekten kendi kendine olma ihtimali ne kadar gerçekçidir diye düşünmüşler midir?

Bu durum açıkçası çok mantıksız gibi görünüyor. Zira özellikle gelişen bilim ve teknoloji sayesinde dna'nın yapısı ortaya çıkarılınca çarpma, vurma, yanma, radyasyon vs. gibi etkilerle oluşan rastlantısal mutasyonlara dayanan bir gelişim sürecinin insan gibi çok kompleks bir canlı yapısını ortaya çıkarma ihtimali sıfırın bile ötesinde imkansızdır.

Her şeyden önce dna'da öyle bir bilgi depolaması söz konusu ki 21.yy.da bilgisayar teknolojisi o kadar gelişmiş olmasına rağmen bu yapı hala tam olarak çözülememiştir. İkincisi mutasyonlar genel itibariyle dna'nın yapısını bozucu etki yapar. En iyi ihtimalle nötr bir değişim olur. Daha iyiye evrilmesi pek mümkün değildir. Ayrıca bir tane bile iş yarayan geliştirici mutasyon yaşanması çok düşük bir ihtimalken bunun milyarlarca belki trilyonlarca defa tekrarlanması düşüncesi zaten akla hakaret olsa gerek.

Şimdi ŞÖYLE BİR ŞEY DÜŞÜNELİM: Öyle bir teknoloji geliştirildi ki bir milyar kitap bir tek sayfaya yazılmış, sığdırılmış olsun. Milyar tane kitabı hayal edelim. Ben diyeyim ağzına kadar bir ev dolusu kitap, sen de bir okul binasının bütün sınıflarını aralıksız üst üste konularak dolduracak kadar kitap. Bu kadar kitap dolusu bilgiyi hayal edin.

Evrim Masalının Çöküşü

Evrim Masalının Çöküşü

Evrim teorisi, Darwin'in dönemindeki cehalet ve ilkel bilim seviyesi ile bir dereceye kadar inandırıcı bir senaryo olabilirdi. Çünkü Darwin'in bu teoriyi ortaya attığı dönemde bilim dünyası atomun ve hücrenin yapısı hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildi. Mevcut mikroskoplar hücreyi sadece bir kara leke olarak görebiliyorlardı. Oysa geçtiğimiz yüzyılda teknolojide yaşanan hızlı gelişmeyle, 20. yüzyılın en büyük keşiflerinden biri yapıldı ve hücrenin ve atomun tüm detayları keşfedildi. Ortaya çıkan tablo ise bilim adamlarını hayrete düşürecek nitelikteydi. Atomun ve hücrenin çok kompleks yapılar olduğu anlaşıldı.

Evrim Teorisi, Tesadüfleri Yaratıcı Bir İlah Olarak Görür

Evrim teorisinin iddiasına göre, fosfor, karbon gibi bilinçsiz, akılsız, yeteneksiz, bilgisiz ve cansız atomlar tesadüfler sonucunda bir araya gelmişler, yıldırımlar, volkanlar, ultraviyole ışınları, radyasyon gibi doğal olaylar sonucunda kendilerini kusursuzca organize ederek proteinleri, hücreleri, balıkları, kedileri, tavşanları, aslanları, kuşları, insanları ve tüm canlılığı meydana getirmişlerdir.
Tesadüfleri yaratıcı bir ilah kabul eden evrim teorisinin temel iddiası budur. Böyle bir iddiaya inanmak ise akla, mantığa ve bilime karşıdır. Aslında bir inanç esası olan, bilimsel olarak kesinlikle ispatlanamamış olan bu teoriyi savunanlar, bunu bilime uygundur şeklinde göstermeye çalışıp yaratılışın bilime aykırı olduğunu savunmaya çalışmaları aslında bunun da Allah’a inanmayanların inanç zemini olduğunu gösterir. Çünkü bilimde tesadüflere yer yoktur. Evrim ise tamamen tesadüfler üzerine kurulmuştur.

Reklam

İçeriği paylaş