imamet

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Şii İmamet Mitolojisi ve Sunni Saltanat İdeolojisi nden kopuş için yeni sıçramalar

Üçüncü evrilme; Şii İmamet Mitolojisi ve Sunni Saltanat İdeolojisi nden kopuş için yeni sıçramalar
Çağdaş İslam siyaset düşüncesinin üçüncü evrilme simaları ikinci evrilmeden gözle görülür bir sıçrama yapma eğilimindedirler. Fazlur Rahman ile başlayan üçüncü evrilme simaları, ikinci evrilmenin şii ve sünni kanadından çıkmış üçer sima ile sürecektir; Necefabadi-Fadlullah-Abdülkerim Suruş ve Turabi- Gannuşi- Abdullah el-Efendi... Bunlar Humeyni-Mutahhari-Ali Şeriati ve Hasan el-Benna-Mevdudi-Seyyid Kutup kuşağının sonrasındaki evrilmeyi ifade etmektedirler. Mevdudi den sonra Fazlur Rahman, Humeyni den sonra Necefabadi, Mutahhari den sonra Fadlullah, Ali Şeriati den sonra Abdülkerim Suruş, Hasan el-Benna dan sonnra Turabi, Seyyid Kutup dan sonra Gannuşi ve Abdullah el-Efendi... Keza bunlara Hatemi, Begoviç ve Garaudy yi eklemek de mümkündür. Üçüncü evrilmenin siyasi meselelerdeki yenilik arayışını temsilen seçilen bu simalardan sonra, daha çok siyasi-felsefi meselelerdeki yenilik arayışlarını temsilen üç sima daha seçilmiştir; Muhammed Ammara, Hasan Hanefi ve Muhammed Abid Cabiri... Böylece Fazhurrahman ile başlayıp Cabiri ile biten üçüncü evrilme simaları toplam 13 kişiden oluşmaktadır...
Bu döneme neden üçüncü evrilme dediğimize gelince... Bunun birkaç sebebi bulunmaktadır;

Kur'an'da Anahtar Siyasi Kavramlar - Manzuriddin AHMED

Modern çağda Müslüman siyaset teorisinin klasik ve Orta Çağ nosyonlarını yeniden üretme teşebbüsü, birçok metodolojik ve semantik problemlerle kuşatılmış durum­dadır. Modern sosyal bilimcinin klasik ve Orta Çağ İslâm’ına dair anahtar siyasî kavramlarını anlamaya çalışırken karşılaştığı en önemli zorluk, bu kavramların Kur’ânî ilahiyat doktrinlerine otur­tulduğu ölçüde benzersiz olmasından ileri gelmektedir. Bu kav­ramlar, Yahudi, Hıristiyan, Roma ve Yunan siyasî fikirlerinin nü­fuz ettiği Batı siyaset teorilerinden farklıdır. İslâmî siyasî kavram­lar, tamamen farklı sosyal, ekonomik, siyasî ve tarihî ortamların çizdiği çerçeve içinde gelişmiştir. Bu da tanım ve anlam problemle­rini ortaya çıkarmıştır. Bir taraftan modern sosyal bilimciler Batılı siyaset terminolojisindeki arka planları ile İslâmî terimleri anlaya­mazken, diğer taraftan bu terimler modern siyaset bilimi sözlüğü ne tercüme edildiklerinde, orijinal mânâları değişikliğe uğramıştır. Söz gelişi, gerçekte, İslâm’da net bir modern devlet kavramı yoktur, ama insanlar hâlâ İslâm devletinden söz ederler ve bu anlamda ümmet, hilâfet gibi İslâmî kavramlar, modern devlet ve hükümetin dengi olarak kullanılır. Ama ümmet ve hilâfetin kendilerine has ayrı anlamları vardır.[1]

Reklam

İçeriği paylaş