islamda kadın

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Kur'an-ı Kerim, Erkeğe Eşini Dövmeyi Emir mi Etmiştir?

Kur'an-ı Kerim, Erkeğe Eşini Dövmeyi Emir mi Etmiştir?

Nisa Suresi’nin 34. ayetinde erkeklere, “Gidin eşinizi dövün” denmiyor. Ayetin ilgili kısmında şöyle deniyor: “... Sadakatsizlik ve iffetsizliklerden çekindiğiniz(korktuğunuz) kadınlara önce öğüt verin, yataklarında yalnız(cinsi münasebette bulunmayın) bırakın, nihayet onları bulundukları yerden çıkarın(uzaklaştırın), (dövün?)... ” Sadakatsizlik, iffetsizlik durumu, evliliğin bitişini netice verecek olan bir durum karşısında üç aşamalı bir uygulama öngörülmüştür.
Ayettteki "darabe" fiili Arapça'da farklı anlamları ifade etmektedir. darabe kelimesinin Kur’an’da “sefere çıkmak, bir yerden bir süreliğine ayrılmak, açmak, ayırmak” anlamında kullanıldığı yerler vardır:
“Yeryüzünde ’sefere çıktığınızda’ (darabtüm) düşmanın üzerinize ani saldırı düzenlemesinden korkarsanız, namazı kısaltmanızda bir sakınca yoktur” (Nisa; 4/101)…
Bu bakımdan ayete farklı anlamlar veren müfessirler, alimler de vardır.

1- Onları evden çıkarın, 2- Onları bulundukları yerin dışına gitmek zorunda bırakın, 3- Onları dövün.

Üçüncü aşamada dövmek anlamı yanında evden uzaklaştırmak, başka bir yerde bir süre ikamete zorlamak yani bir süre ayrı yaşamak sakinleşmek ve daha doğru değerlendirme yapmaya fırsat bulmak bakımından doğru bir uygulama olabilir.

Üçüncü aşamada, hâlen düzelme olmazsa evliliğinizi kurtarmak için, onu ıslah niyetiyle öldüresiye değil, insanlık onuruna aykırı şekilde değil, hafifçe dövebilirsiniz, anlamını çıkaran alimler de olmuştur. Ancak bu bir emir değil, belli şartlar dahilinde son aşamada tercihe bırakılmış bir ruhsattır. Ayet bu şekilde bile yorumlansa insan psikolojisi bakımından çok ters bir durum sayılmaz.

"Kadının adı yok”, peki ya değeri? Mustafa İslamoğlu

Kadının adı yok”, peki ya değeri?

“Kadının Adı Yok” diyerek, kadının değerini yok eden malum zihniyete bir nazire olsun diye koydum bu başlığı.

Modernler kadını evden çıkartıp, evini yıktılar. Kadını ikna etmek için, evini ona “Bu senin zindanın” diye tanıttılar Bu şeytani telkine aldanan modern kadın evi terk etti

Modern kadına ev yerine önerdikleri şey ne? Sokak, cadde, süpermarket, kulüp, dernek, fabrika, daire, dükkân, ofis vesaire vesaire… Ama bunların hiç biri evin yerine geçmedi. Kadın eve düşman dışarıya hayran edildi. Fakat dışarı onu korumadı. Koruyamazdı da. Onu dışarı çağıranlar zaten korumasız kalsın, savunmasız kalsın diye çağırmıştı. Onu dışarı çağıranlar, onu metalaştırmaya can atanlardı

Kadın onlar için süslendi, boyandı, pudralandı . Onlar için harcadı parasını, zamanını, hayatını. Onlar, içerden çıkarıp dışarının malı ettikleri her kadını yağlı ve bağımlı bir müşteri olarak alkışladılar. Nitekim öyleydi de. Kadın artık kazanmak için harcıyor, harcamak için kazanıyordu.

Önce anneliğini unuttu. Zira kendine yabancılaştı. Zaten dışarlıklı bir hayatın yoğunluğunu hiçbir kadın annelikle birlikte kaldıramazdı. O nazenin omuzlara bu ağır gelirdi. Öyle de oldu. Yıktıkları evin yerine pansiyonu koydular. Yıktılar dedimse, damını duvarını yıktıklarını kastetmedim elbet. Bu mecazen bir yıkımdı. Evin misyonunu yıktılar, tıpkı kadının kadınlık misyonunu yıktıkları gibi.

Kadının Adı Yok - İsmail Akkoyun

Kadin HakkıModernler kadını evden çıkartıp, evini yıktılar. Kadını ikna etmek için, evini ona “Bu senin zindanın” diye tanıttılar. Bu şeytani telkine aldanan modern kadın evi terk etti.

Modern kadına ev yerine önerdikleri şey ne? Sokak, cadde, süpermarket, kulüp, dernek, fabrika, daire, dükkân, ofis vesaire vesaire… Ama bunların hiç biri evin yerine geçmedi. Kadın eve düşman dışarıya hayran edildi. Fakat dışarı onu korumadı. Koruyamazdı da. Onu dışarı çağıranlar zaten korumasız kalsın, savunmasız kalsın diye çağırmıştı. Onu dışarı çağıranlar, onu metalaştırmaya can atanlardı.

Reklam

İçeriği paylaş