Kainat ve İman

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Kainat ve İman

Kainat ve İman

Onunla mor dağlara yaslanmış ufacık bir tepeciğin eteğinde tanıştım. Zeytin ağaçlarının boz yeşilinin yeni çiçeklenmiş bademlerin bahar şenliğine karıştığı, mor çiğdemlerle sarı çiçeklerin esen tatlı rüzgârla sarmaş dolaş oynaştığı o yerde, bir taşın üstüne oturmuş, etrafı seyrediyordum ki, göğün yüzünde raks edercesine çıkageldi. Geldi, yaklaştı ve yanıbaşıma kondu. O ne güzellikti Rabbim! O ne güzel bir kelebekti! Geldi, incecik beline yüklediği kadife tüylü güzelim kanatlarını iyice yaydı ve beni eşsiz bir işlemeyle baş başa bıraktı.
Belki on dakika onu seyrettim. Siyah kadife kanatlarına, o kanatları çevreleyen incecik nakışlara, o siyah kanatların üst başına kondurulmuş sarı beneğe, o sarı beneğin ortasındaki siyah işlemeye hayran oldum. Ben öylece onu seyrederken, birden kanatlarını kapayıverdi; açtı, kapadı, açtı, kapadı. Baktım, baktım, ve birden gözümden kaybediverdim. Uçmuştu. Sanki, "Sen başka kelebekleri gör, ben başka insanlara görüneyim" dercesine.
İyi de, bana niye görünmüştü ki? Neden kendisini bana göstermişti? Şu kırlarda dolaşıp durmasının sırrı neydi, hikmeti neydi?
Kalktım. Yürümeye başladım. Kafamda sorular oynaşıyordu. Etrafımda başka başka kelebekler uçuştular. Onlar uçtu, ben sordum; onlar bana göründü, ben düşündüm. Yürüdükçe, o eşsiz renk cümbüşleri kalbime doldular. Onlar kalbime doldukça, sorular birleşti, ve tek bir bulup olup aklıma yağdı: "NEDEN?"
Cevabı bilmiyordum. Ama kelebek de güzeldi, o soru da. Kelebekler de güzeldi, sorular da...

Aklım o soruyla meşgul halde kırda dolaşırken, vaktiyle okuduğum bir kitabın bir bölümü hatırıma geldi. O kitabın yazarı da kırlarda gezmiş, dolaşmış; gördüğü güzelliklere hayran olmuştu. Kitabında, gördüğü, hayran olduğu, sevdiği kelebeklerin, güllerin, lâlelerin neden böyle güzel, alımlı ve tatlı olduklarına cevap arıyordu. Onların kendi dünyasına ne gibi mânâlar taşıdığın anlatıyordu.

Reklam

İçeriği paylaş