KAPİTALİZM

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Kağıt para ve Emperyalizm

Kağıt para ve Emperyalizm

Son paragrafta ifade edilen küresel emperyalizmi anlamak için önce Serbest Piyasa Ekonomisinin İşleyişi, ekonominin dilini iyi anlamak gerekir.

Serbest Piyasa Ekonomisinin İşleyişi

Modern ekonomilerin bağlı olduğu TEMEL UNSUR DÖVİZ KURU veya başka bir deyişle yerel para biriminin yabancı ülke paraları karşısındaki değeridir.

EKONOMİDE HER ŞEY BUNA BAĞLIDIR.
Faiz, gelir dağılımı adaletsizliği, ekonomik krizler, gelişme...

İster Amerika, Almanya Japonya gibi süper gelişmiş ülkeler olsun, ister gelişmemiş ülkeler olsun, ister de Türkiye gibi gelişme yolunda olan ülkeler olsun yerel paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin doğru olması, ekonomilerin sağlıklı işlemesinin tek sebebidir. Bu veri yanlış olursa ülkelerin ekonomik faaliyetlerinin farlılığına bağlı olarak farklı süreler olsa da mutlaka her ekonomi bu yanlışlığın bedelini ekonomik kriz olarak ödemektedir.

Kapitalist ekonomi anlayışı, serbest piyasa anlayışı üzerine kurulu olup gelişmiş ülkeler, bütün dünyayı bu anlayışın prensipleri sayesinde sömürmektedir. Fakat zaman zaman kendileri de bu sebepten(döviz kuru) ekonomik krizler yaşamaktadırlar.

Son yaşanan 2008 krizi aslında insanların borçla(krediyle) yani hakkı olmadığı halde daha fazla mala sahip olma hırsından kaynaklanmış gibi görünse de bunun da temeli faize, faiz de aslında yine döviz kuru meselesine dayanır:

Kapitalist ekonominin olmazsa olmazı bankalar. Bankalar faizle para toplayıp üzerine kar koyarak isteyene satmaktadırlar. Ekonomilerinin bu şekilde yürüdüğü varsayılır.

Gelişmiş ülkeler de dahil bütün ekonomiler döviz değişkeninin doğru seviyede olmamasının bedelini er ya da geç krizle öder.

Peki bu nasıl olur?

Bitmeyen Tartışma : İslam, Kapitalizm ve Sosyalizm

İslam ile kapitalizm veya sosyalizm arasındaki ilişki sürekli irdelenmiştir. Acaba İslam, kapitalizm midir, sosyalizm midir ya da bu görüşlerden hangisini ifade eder, hangisiyle bağdaşır? gibi sorular sürekli tartışılmaktadır.

Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, İslam bir dindir. İslam dini son semavi din olarak insan hayatını bütünüyle ele alan bir dindir. Hem bireysel hem toplumsal hem dünya hem ahiret hem ibadet inanç, ahlak hem ticaret, ekonomi alanlarında, kısacası hayatın her yönüyle ilgili hükümleri vardır.

Dünya hayatı, maddi hayat anlamında ekonomi üzerine kurulmuştur. Sanayi ve teknolojinin gelişmesinden sonra ekonomik hayat, insanın ve toplumun diğer bütün yönlerini kapsayan ve yönlendiren bir nitelik kazanmıştır. Bu açıdan ekonomik olarak yeterli seviyede olmamak bireysel, toplumsal ve ülkeler arası dengeler gibi alanlarda sıkıntılara ve yıkımlara sebep olmaktadır. Bu açıdan İslamın diğer bütün alanları nasıl iyice anlaşılmaya ve hayatta uygulanmaya çalışılıyorsa ekonomi hükümlerinin de anlaşılması ve uygulanmaya çalışılması fert, toplum ve İslam ülkeleri hatta bütün insanlık açısından çok önemlidir.

n/a

Faizsiz Ekonomi Olur mu?

Faiz ekonomiFaizin ekonomideki etkisini anlamak için paranın ekonomideki yerini çok iyi anlamak gerekiyor. Bu, basit ama açık bir örnekle şöyledir: Üç kişi düşünelim. Bunların biri üç tane domates, diğeri üç şeftali, öteki de üç tane ekmek üretiyor. Yani her biri farklı bir üründen üç tane üretiyor. Toplamda 9 adet üretim var. Diyelim ki her birinin kendi ihtiyacı aslında bir tane. İki tanesi fazla. Ama kendi ürettiğinin dışında diğer kişilerin üretimlerine de ihtiyacı var.

KÜRESEL SÖMÜRÜ VE İSLAM

islam ekonomiÇağdaş sömürü günümüzde evrensel diye nitelenen ve şu kavramlarla özetlenebilecek hayat tarzının ihracıyla, insanlığa benimsetilmesiyle gerçekleşmektedir: Demokrasi, bireysel özgürlük, liberalizm (serbest piyasa ekonomisi, yani zayıfın(sömürülen milletlerin) güçlüye karşı korunmadığı), çağdaş yaşam veya modernizm, hümanizm, konforizm.   
Hızlı ve güdümlü kültür değişimi batı teknolojisinin ürünü olan her malı kolaylıkla tüketebilmeye yatkın ve üstelik istekli standart insan yığınları oluşturmayı hedeflemektedir. Batının amacı, bütün dünyayı bir pazar haline getirebilmektir.
 
Bireysel özgürlük ve konforizm dünyevi nimetlerden zevk ve lezzet alma esasına dayalı bir yaşama tarzını ifade etmektedir. Dünyayı amaç edinen, hep daha iyisini ve fazlasını tüketme hevesi olan, mutluluğun ölçüsünü sahip olunan maddiyat miktarına ve tüketim miktarına göre belirleyen bir hayat tarzı. Bu hayat tarzının en belirleyici sonucu olarak önce ve sadece kendini düşünen menfaatine göre hareket eden insanların yetişmesidir.

Reklam

İçeriği paylaş