mezhepçilik

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Selefilik Sempozyumu

8 Kasim cuma gunu istanbul Eresin otelde saat 14:00 da başladi.Prof. Salih Tuğ konuşmaya ile başladı. İsav vakfi adina Prof. Ali Özek sunum konusma yapti. 20 Universite katıldı. Diyanet İşleri Başkanı katıldı ve Diyanet İşleri Başkanının konuşması kayda değer bir konuşmaydı.

Ali Özek konuşmasında şöyle dedi: islam dünyasının geri kalmasında en büyük sebepleri arasında mezhepcilik, meşrepcilik, asabiyetcilik, milliyetçilik yer almaktadir. Selefilik de istismar edilmektedir. İslam dunyasinda müslumanlar müslumanlari öldürmektedir. Bir özeleştiri yapmak zorundayiz.

islam dünyasinin geri kalmasında diger önemli husus ise Usul-ü Fıkıhtır. Araştırmadan uzak Aristo felsefesine dayanıyor.

Mısır, Pakistan, İran, Irak ve başka bir çok islam ülkesinden gelen islam alimleri de tezlerini sundular.

İSAV İslâmî İlimler Araştırma Vakfı, 1970 yılında bir grup iş adamı ve ilim adamı-akademisyen tarafından kurulmuş ve ilmî faaliyet serüvenine bugün de devam etmektedir. Vakıf medeniyeti geleneğinden geldiğinin farkında ve şuurunda olan vakfımız, kuruluşundan bu yana, birinci derecede Müslüman milletimizi, ikinci derecede bütün Müslümanları ilgilendiren konularda ve mevcut problemlere çözümler üretebilmek gayesiyle ve Allah'ın inayetiyle, muhtaç olduğumuz değerli âlim, mütefekkir ve araştırıcıların yetişmesini temin etmek, hassaten bunlara çalışma imkân ve vasıtalarını sağlamak, bilhassa İslâmî sahalarda gerekli ilmî araştırmalar yapmak, yaptırmak, yapılan bu araştırmaları halka arz etmek amacıyla atılmış bir adımdır. Vakıf bu gayesini gerçekleştirmek üzere millî ve milletlerarası tartışmalı ilmî toplantılar düzenlemiş, sunulan bu tebliğ ve müzakereleri kitap halinde yayınlayarak toplumumuzun istifadesine sunmuş, hem “Tartışmalı İlmî Toplantılar” alanında hem de bu toplantı metinlerini kitaplaştırarak yayın dünyasında kaliteli bir çizginin oluşmasını sağlamıştır

Büyük Tehlike: Mezhepçilik !

Avrupa mezhep savaşları yaşadı.Binlece insan telef oldu. İslam dünyasını bekleyen büyük tehlike. Yüzyıl sürecek mezhep savaşları! Batı şimdi bu oyunu sahneye koydu ve oynamaya başladı. Oyunun merkezi Irak'tan başlıyor. Pakistan, Afganistan ve tüm İslam dünyasına yayılıyor. Devletlerin gündemlerini oluşturmaya başladı.

Bizim cahil müslümanlar mezhebi din zannediyor. Başka mezhepten olanları sanki başka bir dinden imiş gibi görüyor.Her ne kadar bunu söylemese de tarafgir tavırlar bunu sergiliyor.

Kuran'a çok saygı duyan ve göbek altından şağıda tutmayan müslümanlar ne zaman şu şuculuk, buculuğu bırakıp da Kuran'nı anlamaya çalışacaklar. Allah'ın ipi Kuran'a sarılmadıkça bu oyuna çok kolay geleceğiz gibi gözüküyor. Allah bize mezhepten sormayacak ama mezhepçilik yapanlar hesap veremeyecekler.

Mezhepli olmamamız doğal ama mezhepçi olmamız olmamız bizi asabiyetçi yapar. Bu da bizi dinin dışına doğru iter. Müslümanların birbirine düşmesine kapı aralamak büyük sorumluk ve vebal yükler.

1618’de Avusturya imp. II. Ferdinand yukarıda bahsettiğimiz Katolikliğin kaybolan itibarını sağlamak üzere başlattığı hareket kısa zamanda büyüyüp gelişmiş ve tarihte meşhur “30 yıl savaşları” (1618-1848) olarak bilinen ve Avrupa’yı kasıp kavuran binlerce kişinin öldüğü kanlı mezhep savaşlarına sahne olmuştur.

Ey Dünya Müslümanları! İslam dünyasının zalim ve zorba idarecilere karşı uyandığı ve ayalanıp kendine geldiği bir dönemde batının bu kirli oyununa gelmeyelim. Bu konuda hassa olalım, mezpçi tavır ve konuşmalara pirim vermeyelim. Bu oyunu bozalım. Müslüman feraset sahibidir, unutmayalım.

Reklam

İçeriği paylaş