tesadüf

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Bitmeyecek Tartışma: Evrim ve Yaratılış

Hayatın kökenini ve insanlığın nasıl var olduğunu insanlar hep sorgulamış, bu konuda bazı düşünceler veya teoriler öne sürülmüştür. Bunlar incelendiğinde iman eden insanlarla Allah inancı taşımayanların iddiaları diye genel olarak iki grupta toplanabilir. Allah'ı inkar edenlerin başlıca fikirleri kendi kendine oldu, uzaydan geldi, zaten hep vardı, evrim süreciyle oldu gibi fikirler olup sonraları en mantıklı gördükleri evrimi savunmuşlardır. İman edenler ise tutarlı bir şekilde hep Yaratılış veya akıllı tasarım denen fikri savunurlar.
Evrim teorisini savunanların temel iddiası doğal seleksiyon(seçilim), mutasyon, tesadüf kavramlarıdır. Doğal seçilim, doğada güçlü, sağlam, ortama uyum sağlayanların hayatta kalması, diğerlerinin yok olmasını ifade eder. Mutasyonlar rastlantısal olarak DNA da meydana gelen değişimleri ifade eder. İddiaya göre milyarlarca yıl içinde sürekli tesadüfi oluşan işe yarar mutasyonlar doğal seçilimle beraber canlılığı meydana getirmiştir.

Hayat Tesadüf Değildir

Hayat Tesadüf Değildir
Dünyaya bir daha mı geleceğim mantığı ile hareket edip gününü gün eden, gezmeyi, eğlenmeyi, kurallara uymadan özgürce yaşamayı hayatın amacı haline getiren insanlara mutlaka rastlamışsınızdır. Hatta belki sizde böyle düşünenlerdensiniz…
Ölümün bir yok oluş olduğunu, ölümden sonra başka bir hayat olmadığını düşünmek insanı sadece bu dünya için yaşamaya yönelten büyük bir yanılgıdır.
Evrim Teorisine Göre…
İnkârcı felsefelerin dayanak bulduğu Darwinizm’e göre insan tesadüfler sonucu oluşmuş bir hayvandır. Oysa ruhuyla, aklıyla, yetenek ve becerileriyle yaratılışın ispatı olan insan başta olmak üzere, hiçbir canlı ve hiçbir sistemin tesadüfen oluşması mümkün değildir. Bu gerçek pek çok bilim adamı tarafından da dile getirilmektedir. Fransız Bilimler Akademisi'nin eski başkanı olan ünlü Fransız zoolog Pierre Grassé', Darwinizm'in temelini oluşturan "tesadüf" mantığı hakkında şunları söylemektedir:
... Mutasyonların hayvanların ve bitkilerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladığına inanmak, gerçekten çok zordur. Ama Darwinizm bundan fazlasını da ister: Tek bir bitki, tek bir hayvan, binlerce ve binlerce tam olması gerektiği şekilde faydalı tesadüflere maruz kalmalıdır. Yani mucizeler sıradan bir kural haline gelmeli, son derece düşük olasılıklara sahip olaylar kolaylıkla gerçekleşmelidir. Hayal kurmayı yasaklayan bir kanun yoktur, ama bilim bu işin içine dahil edilmemelidir. (Pierre P. Grassé, Evolution of Living Organisms, Academic Press, New York, 1977, s. 103. )

EVRENDEKİ DÜZEN RASTLANTI MI?

Evrende üç yüz milyon galaksi bulunduğu zannedilmektedir. Galaksiler arasında da milyonlarca ışık yılıyla ifade edilebilen dev aralıklar, mesafeler vardır. Bir ışık yılı ise saniyede üç yüz bin km hızla giden bir ışık huzmesinin bir yılda alacağı yol de-mektir. Bu da yaklaşık dokuz katrilyon km’dir.
İlginç olan aralarında korkunç denebilecek boşluklar bulunan bu galaksiler ve galaksileri meydana getiren milyarlarca yıldızın kütle çekimleriyle birbirlerine bağlanmış olması, bu bağlantıların son derece hassaslığıdır.
Süpernova denilen dev yıldızların patlamaları sonucu uzaya sav-rulan göktaşları ayrı tutulursa bütün gök cisimleri hassas denge-ler ve kurallarla birbirleriyle bağlıdır ve devamlı hareket halinde-dir. Bu dengeli ve kurallı hareketler evrenin bütünlüğünü kapsar.
Daha da ilginç olan ise süpernova patlamaları sonucu uzaya savrularak serseri mayınlar gibi başıbozuk bir halde dolaşıp du-ran, kendilerinden daha büyük gök cisimlerinin çekimlerine kapı-larak onların üzerlerine düşen, bir bakıma düzensizliği simgele-yen bu göktaşları yaşamın oluşma şartlarına çok büyük katkılar-da bulundukları gibi ileri ki zamanlarda evrenin çökmesine de neden olacaklarıdır.
Süpernova denilen dev yıldızların merkezlerindeki nükleer fırınlarda oluşan ağır elementler bu yıldızların patlaması sonucu sağa sola savrulan göktaşlarıyla evrenin çeşitli bölgelerine git-mekte, buralarda dünyamız gibi sert kabuklu, yaşama uygun ge-zegenlerin oluşmasına sağlamaktadır. Bir bakıma evrendeki dü-zensizlikler bile bir düzen içerir ve yaşamın oluşma planına (ya-şamsal uygunlukların olmazsa olmazlarına) çok büyük katkılarda bulunur.

Reklam

İçeriği paylaş