Allah'ın Zatı İle İlgili Sorulara Nasıl Cevap Verilmelidir?

Allah(c.c.) kendisinden bir tane daha yaratabilir mi, kendisinden büyük bir şey yaratabilir mi, kendisini yok edebilir mi? gibi Allah'ın zatı ile ilgili sorulara nasıl cevap verilmelidir?

Bu sorular, genellikle inanç zaafiyeti yaşayan veya inanmayanların kafa karıştırmak için sordukları paradoks içeren sorulardır. Yani aslında bunlar birer soru sayılmaz. Dolayısıyla cevabı bulunmaz. Bu sorular evet veya hayır cevabına göre her iki durumda da Allah'ın zaafiyetini ortaya çıkaracağı düşünülerek sorulmuştur.
Paradoksa bir örnek verecek olursak: Giritli bir kişinin şöyle bir sözü vardır: "Bütün Giritliler yalancıdır." Bu şekilde bütün Giritliler yalancı oldukları için bu söz de yalan oluyor. Bu söz yalan ise “Bütün Giritliler doğru demek olur.” O zaman yine başa dönülmüş olacak. Bu söz doğruysa bütün Giritlilerin yalancı olması lazım. Yalancıysa, sözün doğru olması lazım... Yani sonuçsuz bir kısır döngü.
Allah, mutlak güç sahibi ise kendinden büyük taşı yaratması lazım. Yaratamayacağı iddia edilirse kendisinde güç zaafiyeti var demektir. O zaman ilah olamaz... kısır döngüsü, mantık hatası. Soru gibi görünen ama aslında cevabı olmayan mantıksız bir durum.
İki zıt şeyin aynı anda olması mümkün değildir. Yani Allah, mutlak kusursuz bir ilah olarak varsa bu sorular, durumlar olamaz demektir. Yani iki imkansızdan sadece birinin olması icabeder. Ya Allah vardır, diğer şeyler olamaz. Ya diğer şeyler vardır, yani İlah kavramı yoktur. Allah'ın var olduğu, açık, net bir bilgi olduğuna göre diğer şeyler mantık icabı yok demektir.

Bu açıklama mantıktan hareketle verilebilir. Bu gibi paradoks içeren soruların bir cevabı da şu olur: Allah, kendi varlığını isimleri ve sıfatlarıyla açıklamıştır. Mesela, hay yani canlıdır, işitir(semi), görür(basir), bilgilidir(alim), merhametlidir(rahim), sanatkardır(sani), varlığı kendindendir(kıyam binefsihi), öncesi ve sonrası yoktur(kıdem-beka), hiçbir varlığa benzemez(muhalefetün lilhavadis), hiçbir şeye ihtiyacı yoktur(samed) gibi.

Ancak biz Allah'ın yapısı hakkında bilgi sahibi değiliz. Bunun için isim ve sıfatlarındaki bilgilerin -niçin yapsın ki? sorusu ayrı bir konu olmakla beraber- kendisine yönelme, kendisini etkileme durumunda ne olacağını da bilemeyiz. Bunun cevabı ancak Allah'ın yapısının bilinmesi durumunda verilebilir. Madem Allah'ın yapısını bilmiyoruz o halde bu soruların da mutlak cevabı verilemez. Ancak Allah'ın bildirmesi ile olabilir ki o da ahiret aleminde olacaktır.

Reklam