İlkel Mağara Adamı Yalanı

Biz inanan insanlar için ölçü Kuran'dır. Allah Kur’an’da, insanı düzgün bir şekilde yarattığını bildirir. Ardından da Hz. Adem (as)'a kelimeleri öğretmiştir.

Dolayısıyla mağarada oturan, homurdanarak ses çıkaran, ilkel ve maymun benzeri insanlar asla yaşamadı. Bu, evrim teorisyenlerinin, iddia ettikleri evrim sürecini açıklayabilmek için dayattıkları delice bir düşüncedir.

Evrimciler "insanla maymun ortak atadan geliyor" dediklerine göre, o ortak atadan insana dönüşünceye kadar olan sürede yaşamış canlılara ait milyarlarca ara geçiş form fosili bulunması gerekmez mi? Toprağın katmanları yer üstüne çıkmıştır kazmaktan ama 1 tane bile ara form fosili bulunamamıştır. Buna karşılık yaratılışı kanıtlayan 350 milyon fosil bulunmaktadır. Bunlara evrimciler tarafından saklanan fosiller dahil değildir.

Evrim tarihi, insanın evrimi sürecini açıklayabilmek için yaptıkları Nebraska adamı, Piltdown Adamı gibi birçok sahtekarlıkla doludur. Evrimciler, "evet, işte kayıp halka" diyerek medyada yaygarayla tanıttıkları fosillerin ara form fosili olmadığı ortaya çıktığında özür diler, bir süre ortadan yok olurlar. Ardından başka bir aldatmacayla ortaya çıkar, yine yanılırlar… Bu, sürekli böyle sürer gider.

İnsanın kökeni konusundaki ünlü yayınlardan olan Discovering Archeology dergisinde, editör Robert Locke tarafından yazılan makalede "insanın atalarını aramak, ışıktan çok ısı veriyor" deniyor. Ayrıca ünlü bir evrimci paleoantropolog olan Tim White'ın şu itirafı aktarılıyor: "Bugüne dek cevaplayamadığımız sorulardan dolayı hepimiz hüsrana uğramış durumdayız."

Evrimciler yıllardır aradıkları insanın atası konusunda hala bir karara varabilmiş değiller. Varamayacakları da çok açık kuşkusuz. Sürekli farklı atalar bulup, medyada haber oluyorlar. Son yıllarda bu konuda yapılmış haberlerin bulunduğu gazete kupürlerini yanyana koyduğunuzda evrim teorisinin bir bilim adamının ifadesiyle, gerçekten “espri malzemesi” olduğuna kanaat getiriyorsunuz. Başlıklar şu şekilde: “Atalarımız Mikrop”, “Atalarımız Tarla Faresi”, “Atalarımız Mars’lı”… Evrim teorisyenlerinin son görüşü ise uzaylı olduğumuz yönünde (!)

İnsan Ruhuyla İnsandır

Evrimcilerin iddia ettikleri insanın evrimine dair cevaplayamadıkları binlerce sorudan biri, ki en önemlisi ruhtur. İnsanı insan yapan, Allah'tan bir parça taşıyan ruhudur. Gördüğü manzaradan haz alan, dinlediği müziği beğenen, yediği tatlıyı lezzetli bulan insanın ruhudur. Akledebilen her insan, heyecan, neşe, mutluluk, endişe gibi duyguları hissedenin kendi ruhu olduğunu bilir.

Materyalistler, bu gerçeğin anlaşılmasından çekinir. Çünkü ruhun varlığı insanı Allah'a götürür ve onların iddialarını tamamen ortadan kaldırır. Onlar her ne kadar bilincin açıklanamayan bir gizem olduğunu söyleseler de ruh konusu apaçık bir gerçektir. Ve madde ile asla açıklanamayacak bir gerçektir.

Bilimsel gerçekler, hem canlılığın tesadüfler sonucu ortaya çıktığını ileri süren evrim teorisini, hem de Allah tarafından yaratıldıktan sonra bir evrim sürecinin gerçekleştiği iddiasını tamamen geçersiz kılar.

Canlıların yeryüzünde aniden ortaya çıktıklarını bilim kanıtlamıştır. Allah canlıları, yalnızca bir "Ol!" buyruğuyla yaratmıştır.

"Allah canlıları evrim yoluyla yaratmış olabilir" görüşüyle bir "uzlaşma" arama çabası boşunadır. Samimi Müslüman Allah’ın benzersiz yaratmasına inanır, orta bir yol arayışına girmez. Kaldı ki evrim teorisinin asıl amacı canlı türlerinin birbirine nasıl dönüştüğünü açıklamak değildir. Gerçekte, canlı türlerinin kökenini maddeyle açıklayabilmek için verilen bir mücadeledir. Allah'ı ve yaratmasını inkar etmek, canlıların doğadaki tesadüflerin bir ürünü oldukları iddiasını 'bilim maskesi' altında insanlara dayatma çabasıdır. Evrim teorisi ile Allah inancı arasında hiçbir ortak nokta yoktur.

Yaratılışa alternatif olması amacıyla materyalizm adına savunulan ve 150 yıldır insanlığa kan, gözyaşı ve acılar yaşatan sosyal sorunların ve ahlaki dejenerasyonun temelinde insanın maymun benzeri bir canlıdan geldiğini, dolayısıyla bir hayvan olduğunu iddia eden evrim teorisi vardır. İnsanlığı mutsuzluğa sürükleyen ve milyonlarca masum insanın ölümüne sebep olan komünizm, faşizm, ırkçılık, kapitalizm kaynaklı savaşlar ve bugün de süren terörün asıl kaynağı yine bu teorinin sapkın görüşleridir.

Ne evrim süreci ne de mağarada oturan insan-maymun arası canlılar hiçbir zaman olmadı. Yüce Allah “Ol” dedi ve oldu…

Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. [Bakara Suresi, 117]

Süheyl Okur

Reklam