İslam'da Sanat, Spor ve Bilim

İslam son ilahi din ise İslam alemi neden sefil ve perişan bir haldedir? İslam bilimsel ve teknolojik gelişmelere karşı mıdır?

İslam aleminin günümüzdeki durumuna bakarak mantıksal bir çıkarımla bunun İslam'dan kaynaklandığını söylemek doğru olmaz. Çünkü öncelikle İslam'da hak dinin mensupları Allah tarafından düşmanlarına karşı korunur veya iltimas geçilir diye bir şey yok. Her şey sünnetullah denilen Allah'ın doğa kanunları çerçevesinde gelişir. Allah, bunlara uyularak çalışıldığı takdirde hikmeti ölçüsünde yardımda bulunabilir. Ama çalışmadan bir tarafa üstünlük verilmez. Aksi halde peygamberimizin yaptığı savaşları, çektiği sıkıntıları izah edemeyiz. Ayrıca aynı mantıkla günümüze değil de geçmişe bakıldığı zaman bilim, sanat ve ekonomi gibi alanlarda islam toplumunun batıdan daha gelişmiş olduğu görülecektir. Ayrıca günümüzdeki mevcut durumun gelecekte de böyle devam edeceğinin garantisi yoktur.

Dolayısıyla İslam toplumlarının günümüzdeki durumlarını sebep sonuç ilişkisi içinde değerlendirmek ve sebeplerini tespit etmek gerekir. Tarafsız bir gözle bakıldığında görülecektir ki İslam dini bilimsel gelişmelere karşı olmadığı gibi aksine teşvik de etmektedir. Bilim ve teknolojide geri kalmışlık farklı pek çok etkenden kaynaklanmaktadır. Tarih ve toplumsal olaylar insaf gözüyle incelendiğinde bu açıkça görülecektir. Detayını farklı kaynaklara havale ederek sadece bir fikir sunması açısından başlıklar halinde kısaca bunların başlıcalarını şöyle tespit edebiliriz.

Batıda çeşitli sebeplerin etkisiyle ortaya çıkan aydınlanma dönemi, icatlar, keşifler ve yeni kıtaların keşfi ilk defa olan bir hadise olduğu için nelere sebep olacağı ve içeriği Osmanlı tarafından tam anlaşılamadı. Avrupa yeni kaynaklar buldu ve buraları madde ve insan gücü olarak sömürgeleştirerek hızlı gelişim sağladı. Batı sanayinin gelişimi esnasında kendisine dünyada rakip olmadığı için pazar payı bulma gibi sorunlarla karşılaşmadı. Halbuki şimdi sonradan gelişmek isteyen ülkelerin şirketleri gelişmelerini tamamlamış batılı şirketlerle rekabet etmek zorunda. Tavşanla kaplumbağanın yarışı misali.
Ayrıca İslam'da sömürü olmadığı için Batıdaki hızlı gelişim olmamıştır.
Başka ve mühim bir sebep de Batı gelişimi esnasında kendisine engel olacak dış güçlerle mücadele etmedi. Şimdi bütün İslam ülkeleri kaynaklarını sömürmek için Batılı emperyal devletler tarafında yakından takip ve kontrol edilmekte, kendi çıkarlarına aykırı hareket eden yöneticileri ya darbelerle ya suikastlerle ya ambargo, ekonomik tecrit, borçlandırma, iç karışıklık organize etme gibi yöntemlerle görevden uzaklaştırmaktadırlar. Yani hiçbir İslam ülkesi bir Kore, Japonya gibi kendi haline bırakılmış değildir. Üstlerinde sürekli oyunlar oynanmaktadır. Ayrıca gelecekte bu oyunlardan kurtulamayacağı ve gelişemeyeceği de mutlak doğru bir bilgi değildir.
Bütün bunlara bakarak İslamın bilimsel gelişmelere karşı olduğu söylenemeyeceği gibi İslam toplumlarının geri kalmasının da İslamdan kaynaklandığı söylenemez.

Altın ve ipek kullanmanın erkeklere yasak oluşunun bir hikmeti var mıdır?

Hz. Ali’nin rivayetine göre, Resulullah (a.s.m.) bir ipek kumaşı sol eline ve bir parça altını da sağ eline aldı, sonra bunları elleriyle yukarı kaldırarak, “Şu iki şey ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helâldir” buyurdu. Giyilecek kumaşlar için pamuklu, yünlü ve keteni tavsiye edilmiştir. Ancak az miktardaki ipeğin elbisede nakış ve süs olarak bulunması caizdir. Şafiîye göre bu miktar tartıya göredir. Bir kumuşta tartıda ipek daha az kullanılmışsa giymek caizdir.

İslâmiyet'in haram kıldığı meselelerde şüphesiz, birçok hikmetler vardır. Ancak haramlığın hikmet ciheti, illet yerine geçmez. Yani bir şeyin haram kılınışında asıl sebep, Allah’ın onu yasaklamış olmasıdır. Yasaklanış hikmetleri için, Allah yasakladığı için o haramdan sakınmamız gerekir. Hikmetlerin araştırılması bu temel prensibin anlaşılmasından sonra gelmelidir. Mesela namaz neden beş vakit veya neden dört rekat veya oruç neden bir ay gibi sorgulamaların da hikmetleri olsa bile aklına yatmayan insanlar da olabilir. Burada esas bakış açısı hükmü Allah'ın bir emri olarak değerlendirmek, hikmetlerini anlayamadığımız noktada eğer dinin sabit tartışmasız bir hükmü ise imtihan dünyasında da olduğumuzu düşünerek kabul etmek olmalıdır.
Tarihin her devrinde olduğu gibi, günümüzde de gösterişe düşkün kimseler sırtlarına geçirdikleri pahalı ve lüks elbiselerle çeşitli şekillerde işlenmiş altın takılarla herkesin dikkatlerini üzerlerine çekmeye çalışmakta, varlık ve kudretlerini göstererek gurur ve kibre düşmekte ve neticede fert ve toplumdaki sefahet alevini körüklemektedirler. Geçimi sağlama işi esasen erkeğin işi olduğu için kadınların bu hususta çok ileri gitmeleri erkeğin iznine tabidir. Ayrıca kadının bu şekilde süslerini toplumda uluorta ifşa etmesi zaten uygun değildir. Ancak erkekler için yasak olmasaydı gücü yeten erkekler bu gösterişi rahatlıkla yapabilirlerdi. Fakat altın ve gümüşten yapılmış kap ve süs eşyalarını evde bulundurmanın bir mahzuru yoktur.

İslam'da sanat ve spor faaliyetleri yasak mıdır?

İslam, açık hüküm olarak hiçbir sanat ve spor faaliyetlerini yasaklamamıştır. Yani bunlar özü bakımından doğrudan haram değildir. Ancak içerik veya kullanılış şekli itibariyle dinin başka hükümleri içine girdikleri zaman dolaylı yoldan mekruh olabilirler. Yani bu faaliyetlerin içerik ve yapılış şekli bakımından İslam'ın temel hükümlerine uygun olması gerekir.
Şiir, roman, resim, müzik, heykel, mimarlık, dans(oyun) gibi sanatlar ile futbol başta olmak üzere bütün spor dallarında bu temel kaide geçerlidir.

Müzik ve Dans

Ne Kur’ân âyetleri içerisinde, ne de sahîh hadîs-i şerifler arasında; ne âletli, ne de âletsiz salt mânâda “mûsikî”yi yasaklayan bir hüküm yoktur. Her şeyden önce, yalın ve katıksız olarak eğlence, şarkı, türkü ve oyunlar, içlerinde haram unsur olmamak şartıyla mubahtırlar. Peygamber Efendimiz (asm) oynayan bir gurup Habeşliye rastlayınca onları takdir ettikten sonra şöyle buyuruyor: “Yahudiler ve Hristiyanlar bilsinler ki, bizim dinimizde genişlik vardır.”

İmam Gazalî Hazretleri ise (İhyâ, II/279-81) musikîyi, haram, mekruh ve mubah olmak üzere üç ana başlık altında inceleyerek şöyle der: Dünya arzusu ve şehvet hisleri ile dolup taşan kimseler için yalnızca bu duyguları tahrik eden, ahireti ve Allah'ı unutturup dünyayı sevdiren sesler haramdır. Vakitlerinin çoğunu buna veren, meşguliyeti âdet haline getiren kimse için mekruhtur. Allah sevgisi ile dolup taşan, duyduğu güzel ses kendisinde yalnızca güzel sıfatları tahrik eden kimse için müstehaptır.
Netice olarak; İmam-ı Gazâlî’ye göre kalbin sıkıntısını yatıştırıp kalbi dünyanın fânî işlerinden soğutarak ibâdetlerine daha bir dikkatle sarılmak amacıyla belirli bir ölçü ile müzik dinlemek mubahtır.
Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inancına ve ahlâkına aykırı ise, bunu müzikli veya müziksiz söylemek ve dinlemek haramdır. Kendisine bakılması helâl olmayacak şekilde giyinen ve görünen bir kadının, fitneye dâvet eden bir ses ve sözle müzik yapması haramdır.
Dans, oyun da bu çerçevede değerlendirilir. Düğün, dernek vs. eğlencelerde yine İslami prensiplere uyarak oyun, eğlence, dans mübahtır.

Resim ve Heykel

Heykelin yapılış ve var oluş nedeni genelde ya tazim ifâde etmek, ya ihtiram konusu olmak, ya da bir saygıyı canlı tutmak olmuştur. Bu yaklaşım ise heykeli İslâmiyet nezdinde mahkûm kılmaya yeterlidir. Çünkü İslam öncelikle şirke karşı tevhid inancını yerleştirmeyi esas alır. Tarihte açıkça görüldüğü üzere heykel ve resimler insanları şirke sevk etmiştir. Resim ve heykelle ilgili hadisler bu çerçevede söylenmiştir.
Ancak bibloları, çocuk oyuncaklarını, çocuk bebeklerini, küçük figürleri, tek boyutlu resimleri, tek çizgili karikatürleri gayr-i ahlâkî konuları ve meşrû olmayan görünümleri işlemedikleri sürece bu hükmün dışındadır. Çünkü bunlar ihtiram ve tazim ifâde etmemektedir.
Fotoğraf ise birçok alime göre caizdir. O, aynada görünen resim gibidir. Bu açıklamaya göre ahlaki ve dini yönüyle İslamiyet'e aykırı olmayan çizimlerin de yasak kapsamına girmediği söylenebilir. Bunun gibi bilgisayar veya başka teknik metodlarla çizilenler de aynı şekildedir.
Sonuç olarak denebilir ki resim, heykel ihtiram ve tazim ifâde etmemek veya bunlara zemin hazırlamamak çerçevesinde olanlar haram değildir. Özellikle resimde Allah'ın sanatlı yarattığı tabiatı tefekkür ettirici nitelikte olan resim veya sanat eserleri haram değildir.

Futbol, Boks ve Diğer Spor Dalları

Oyun, eğlence ve müzik ne kadar insanî bir olay, yaratılış gereği bir etkinlikse, spor da en azından o kadar insanî bir etkinliktir. Çünkü insan hareketli, heyecanlı ve mücadeleci bir psikolojiye sahiptir. Spor yapmak ve sporcu olmak caiz olup bazı sporları yapmak sünnettir. Peygamberimizin (asm) bizzat sporla meşgul olmuş ve teşvik etmiştir. At ve deve yarışları, ok atmak, avlanmak gibi. Ancak spor yaparken örtülmesi gereken yerleri örtmeye, harama girmemeye, erkek kadın karışık yapmamaya ve özellikle farz ibadetleri veya insanın diğer ailevi ve sosyal görevlerini aksatmamasına dikkat etmek gerekir. Yani kıyafet ve diğer hususlarda, Kur'ân ve sünnetle ruhsat verilen ölçülerin dışına çıkmamalıdır.

Spor dallarında insanın bedenen zarar görmesine ve ölümüne sebep olacak kadar tehlikeli olmamalıdır. (Boks, karate vs. eğer yapan kişinin sağlığına zarar verecek ölçüde yüksek şiddet içeriyorsa caiz değildir. Bu sporlardaki darbelerin ölçüsüne dikkat edilir. Zaten sakatlanma veya ölüm unsuru olsa buna kimse izin vermez. Özellikle boksta rakibe eziyet noktasına gelme durumu varsa caiz olmaz. Kuralların buna göre düzenlenmesi ve hakemlerin bu hususlara dikkat etmesi gerekir. Çünkü İslam'da, eziyet olduğu için hayvanların dövüştürülmesi bile yasaktır. Ancak koruma ve korunma amaçlı boks öğrenmeye ya da öğretmeye haram denilmez.
Yarış ve spor müsabakalarında taraflar arasında kine, nefrete ve düşmanlığa sebep olacak davranışlara meydan verilmemelidir. Ayrıca hiçbir şekilde kumara yol açacak hale getirilmemelidir.
Günümüzde spor ve meşrû eğlencenin, zararsız hobilerin kişileri kötü çevre ve alışkanlıklardan koruduğu, ruhî ve bedenî sağlığın gelişmesine ve korunmasına yardımcı olduğu düşünülürse, bu faaliyetlerin İslami ölçüler çerçevesinde düzenlemesinin ne kadar önemli olduğu anlaşılır.

Reklam