Lider Ülke Olmada En Mühim Mesele

Lider Ülke Olma Hedefinde En Mühim Mesele

Üç kıtaya hakim olan büyük bir medeniyet kuran bir milletin torunları olan Türkiye'nin ve nihai hak din olan İslam'ın dünyada bugün içinde bulunduğu durum malesef tarihine ve şanına yaraşır değildir.
Bu durumun niçin böyle olduğu irdelendiğinde tespit edilen bazı temel hakikatlerle beraber esas meselenin gözden kaçtığı görülüyor.
O da hızlı gelişmenin yaşanabileceği, yaşanması gerekirdi, 20. asrın ikinci yarısında siyasi istikrar sağlanamamış olmasıdır. Bunun bir temel sebebi askeri darbeler olup bu yara inşallah büyük ölçüde tedavi edilmiştir.
Fakat ikinci ve esas sebebi seçim sistemidir. Seçim sistemi tartışmalarının alevlendiği son zamanlarda konuşulan onca şey içinde esas mesele gözden kaçmış gibi görünüyor. Mesele ne baraj meselesi ne de seçimin dar veya daraltılmış bölge kavramıdır. Esas ve en mühim sorun koalisyon hükümetlerine sebep olacak bir yapının varlığıdır.
Koalisyonlar ise ülkeyi yönetme becerisine sahip olmayanların sürekli seçimlerde belli oy oranlarını alarak tekrar seçilmesini getirerek gelişimin önündeki en temel engel olmuştur. Çünkü 2,3,4 partinin ortak hükümet kurduğu durumlarda partiler beceriksizliklerini, iş bilmezliklerini veya artniyetliliklerini suçu başka ortaklara atarak kurtulmaktadırlar. Yani aslında kötü duruma, krize şu parti sebep oldu, biz iyi işler yapacaktık, şu ortak yaptırmadı deyip kendi seçmenini kolayca inandırarak aynı oy oranlarını yine alabilmektedir. Tekrar tekrar hükümet ortağı olmakta ve böylece yıllar geçmekte, ülke yerinde saymaktadır. Yani ülkeyi yönetenlerin sorumluluk taşımadığı, halk önünde hesap vermediği çarpık bir işleyiş kısır döngü devam edip gitmektedir. Allah'tan 2001'deki büyük kriz durumu büyük ölçüde değiştirmiştir. Fakat sistem aynı kaldığı sürece benzer süreçlerin yaşanması her zaman ihtimal dahilindedir.
O halde ister başkanlık, ister yarı başkanlık ister şimdikine benzer bir yapı var olsun. Yapılacak iş tek partinin hükümet etmesini sağlayacak bir seçim sistemi getirilmesidir. İki turlu bir seçim sistemi ile en çok oyu alan iki partiden ikinci turda %50,1'i alan partinin tek başına hükümet kurması ve ülkeyi iyi yönetemediğinde suçu atacak, halkı kandıracak bir bahanenin olmaması ve iyi yönetemediğinde ilk seçimde hükümetten düşmesi ve iyi yöneten partinin ise tersine tekrar seçilerek doğru atılımlara devam etmesidir.
Bu değişim mutlaka yapılmalıdır. Bunun dışındaki şeyler er veya geç işin ehli bir hükümetle zaten kolayca yapılacaktır. Aksine bu değişim yapılmazsa şimdi yapılan birçok kazanım karşı zihniyetin iktidar olduğu veya belli vasıtalarla iktidar yapıldığı bir seçimden sonra tekrar törpülenip eskiye dönülebilir. Sorumluluğu tek başına üstlenecek, dolayısıyla da faturayı tek başına ödeyecek bir yapı siyasi istikrar için şarttır. Bu hükümetin son ve en elzem işi bu olmalıdır. Yoksa yapılan onca şeyin zayi olma ihtimali her zaman devam edecektir.
Sistem oy oranları için taslak önerisi:(temsilde adalet, istikrar, meşruiyet ve diktatörlüğün engellenmesi sorunlarını maximum içerir.)
1. Seçilmede baraj engeli bulunmaz. (temsilde adalet)
2. İki turlu seçim : (tek partinin iktidar yapılması sağlar.) istikrar
3. Uygun oy oranları meşruiyeti ve diktayı önler.
Oy oranlarının ilkesel çerçevesi şöyle çizilebilir:
A. %25 alamayan bir parti dahi çıkmazsa en çok oyu alan dört partiyle makul bir zaman sonra yeni bir seçim yapılır. (meşruiyetin makul olması için), yine de %25-26 oy alan partinin meşruiyeti sorgulanabilir. Ancak bunun, istikrarı önceleyen istemde mutlak bir çözümü yoktur. Koalisyon kavramında olur. Yani mutlak meşruiyet ve istikrar kavramları birbirinin tersi olup(düşük oy oranlarında) kanaatimizce istikrar meşruiyetten önemlidir. Yıllarca süren mevcut sistem meşruiyeti esas almış fakat meşruiyetin ülkeye hiçbir faydası olmamış. Hatta feci zararları olmuştur. Ayrıca ikinci turda seçilen parti de yine en azından özgür iradeyle seçilmiştir. Zaten minimum oranlarla iktidar olma pek nadir olur. Genelde bu oran %30un üzerinde olur. Mevcut sistemde de zaten tek başına iktidar olma oranları %36-37 lere kadar inebilmektedir.) %50,1 yakalanmazsa ikinci tur seçim yapılır.
B. İkinci turda en çok oyu alan iki parti hükümet partisi olmak için seçime girer.( İkinci tura katılım %50 den az olursa seçim tekrarlanır.)Birinci turun sonuçları belli olunca 2. tur seçimler yapılıncaya kadar ilk iki parti dışındaki partilerin propaganda yapması yasak olur. (Küçük partilerin birleşip seçmenlerini yönlendirmemesi için.)
C. En çok oyu alan parti;
a) ilk turda %40ı geçmişse %55 vekil çıkarır.
B) ilk turda %40ın altında kalmışsa %51 vekil çıkarır. (meşruiyeti sağlamak için)
Kanunlar %50,1 çoğunlukla çıkar. İkinci turu kazanan parti ilk turdaki eksik vekil sayısını ülke geneline bölerek çıkarır. Böylece ilk turda %50,1 yakalanamadığı durumda ikinci turla hükümet olan parti en fazla %55 vekil çıkarmış olur. Muhalefet %45 olur.
Mesela : Vekil sayısı 600 olsun.(%50,1=301 olsun)
1. tur oy oranlarına göre en çok oy oranları %49 ve %25 olsun.
2. turu %49 kazandı diyelim. %49 =296. %40ı geçtiği için %55e(330a tamamlanacak) 34 vekil daha oldu. geriye kalan 270 vekil ilk tur oy oranlarına göre partilere dağıtılır.)
2.turu %25 kazandı diyelim o zaman %51 vekil=306 olur. 294 vekil, farklı görüşlerin mecliste maksimum temsiline imkan verecek bir yöntem ile diğer partilerin 1. tur oranlarına göre dağıtılır.
Yani iktidar vekil sayıları ya 306 ya da 330 olacak. Daha çok vekil için İlk turda %55ten fazla oy alınması lazım. Burada hükümetin işleyişini belirleyecek kritik vekil sayıları ya 6 ya da 30 olacak. Hassas konularda bu sayı hükümet partisinden oylamalar gizli tam serbest olduğu için değişme ihtimali var. Diktayı engelleyici bir durum. Milli menfaatlere açıkça aykırı işlerin hükümetçe yapılması engellenmiş olur.

Diktayı engelleyici hususlar şunlardır:
Yargı değişiklikleri anayasaya bağlanır. Anayasa değişikliği ve savaşa girme gibi konularda:
a) Hükümet partisi ilk turda %40ı geçmişse 3te 2 (%67-400 vekil) aranır.
B) %40ın altında kalmışsa 4te3(%75-450 vekil) çoğunluk aranır. (Meşruiyetin makul olması için)

Oylamalarda vekillerin parti liderlerinin baskısında kalmaması için gizli oy kullanımı esastır. Hiçbir konuda Parti kararı veya grup kararı alınamaz. Vekillerin meclise gelmesi engellenemez. Oylamalarda en azında mecliste bulunma mecburiyeti vardır. Belli sayıda(3-5) gibi oylamalara katılmayanların vekillikleri düşer. Yerlerine ara seçim yapılmaz. Son seçimdeki sıradaki kişi vekil olur. (Vekil adaylığı maddi ve bürokrasi yönünden kolaylaştırılarak partiden seçilmenin getirebileceği gönül bağı da zayıflatılmalıdır.)
Bu son madde ülke menfaatlarinin korunması, tam özgür demokrasi için elzemdir.
Bu sistem, anayasa değişikliğinden farklı olarak ele alınıp mutlaka yürürlüğe konulmalıdır. Anayasa değişiklikleri çok tartışmalı çok maddeli olacak bir şey ve zor gibi görünüyor. Fakat sadece seçim sistemi değişikliği bile ülke menfaati adına çok büyük bir kazanım olacaktır. Bu dönemde yeni seçimlerden önce bu mutlaka yasalaştırılmalıdır.
Özet : Sistem gayet açık, kolay, şeffaf ve kullanışlıdır.
1. Sıfır barajlı, İki turlu seçim(istikrar ve mesuliyet yüklenmek için) (Sistemin esası ülke menfaatleri adına istikrarın yüksekliği, meşruiyetin yüksekliğinden daha iyidir. fikrine dayanır.)
2. Belirtilen oy oranlarıyla tek partinin hükümet olması.
3. Oylamalarda vekillerin parti baskısından kurtarılması.
1+2+3= En ideal seçim ve yönetim sistemi demektir.

Reklam