Peygamberlere niçin icat, bilimsel keşif mucizeleri verilmemiştir?

Peygamberler neden bilimsel gelişmeleri ortaya koymamışlar, icatlar yapmamışlardır? Allah, mucize olarak bunları peygamberlere neden ihsan etmemiştir?

Allah'ın bu dünyayı yaratma sebebini, muradını bilmek gerekir. Kısaca şöyledir: Özgür iradeye bağlı olarak insanların Allah'a inanmaları, tanımaları ve ibadet etmeleridir. Meleklerden farkımız da budur. Yani irademiz vardır. Allah her şeyi insanın özgür iradesine bağlı kılmıştır. Çünkü, kendini tanıtması bunun sonucunda kendine yönelen ve kendini seven gönülleri ortaya çıkarmak istemesinde bunların özgür irade sonucu ortaya çıkmasıyla mecburi olması çok farklıdır. İmtihan denen şey de işte bu yüzden özgür iradeyle kendisine yönelen, sevdiğini iddia eden, ibadet edenlerin samimiyet derecesini ortaya çıkarmaktır.

İlim, yani bilimsel kanunları da Allah yaratmış, ancak bunların keşfini insanın iradesine, çalışmasına bırakmıştır. Çünkü insan Allah'ın bu kanunlarını kendi aklı ve gayretiyle çözdükçe O'nun sıfatlarını yani ilim ve kudretini daha iyi anlamaktadır. İlahi kudrete hayranlığını ortaya koymaktadır. Allah'ın muradı da budur. Yoksa doğrudan cep telefonu şöyle yapılır, şu hastalığın ameliyatı böyledir, demez. Bunları İnsan kendi aklıyla gayretiyle bulacaktır. Aksini düşünsek, Allah'ın bütün bilimsel kanunları peygamberlerine bildirse, kitaplar dolusu matematik formülleri, ciltler dolusu biyoloji, fizik, kimya, astronomi kitapları ortaya konmuş olacak ki bu da dünyanın yaratılış ve işleyiş hikmetlerine ters olurdu. Bilgi birikiminin henüz yeterince olmadığı dönemlerdeki insan toplumlarına bu bilgiler hiçbir şey ifade etmez, hatta saçma gelir ve kimse inanmazdı.
Zaten Allah isteseydi mesela hastalıkların olmadığı bir hayat düzeni tasarlardı, ameliyata, ilaca gerek kalmazdı. Cep telefonu şöyle yapılır demek yerine her türlü ihtiyacın karşılandığı, insanların doğuştan bu bilimsel bilgilere sahip olduğu ve üretimlerinin hazır olduğu bir dünya yaratırdı. Bilgisi benden yapması sizden demesine de gerek kalmazdı. Ama maddi alemin yaratılış muradı bu değildir. O yüzden he şeyi insanın iradesine ve aklına bağlı kılmıştır. Dünyadaki yaratmasını sebepler ve kanunlar dairesinde yapmaktadır.

Mucizeler, peygamberlerin iddialarını ispat için Allah'ın ihsanıdır. Ancak, bunlar hususi durumlar içindir. Sınırlı bir çerçevededir. Bütün insanlara toptan açıkça boyun eğdirecek bir mucize getirmesi bu dünyayı yaratma amacına ters düşer. O zaman bu dünyaya gerek kalmazdı. Allah kendi zatını doğrudan gösterir, imtihan vs. gerek kalmazdı.
Ayrıca, peygamberlerin bazı hastalıkların şifasıyla ilgili tedavi yöntemleri de olmuştur. Belki bunların bazılarını Allah doğrudan ilham etmiştir. Peygamberimizin tedavi yöntemleri tıbb-ı nebevi ismiyle derlenmiştir.
Kur'an'da birçok bilimsel gelişmeden de edebi bir ifadeyle genel hüküm olarak bahsedilmiştir. Mesela, dünyanın yuvarlak olduğu, sabit değil döndüğü, yağmurların oluşumu, insanın anne karnındaki gelişimi hatta bigbagi ifade eden yaratılış ayetleri mevcuttur. Tarihte, özellikle Avrupa ortaçağ karanlığını yaşarken müslüman dünyada pekçok bilimsel keşif yapılmış, ilimde çok ileri gidilmiştir. Hatta bu çalışmaların, bilimsel kitapların Avrupa dillerine çevrilmesi, Avrupa'da bilimsel gelişmelerin yaşanmasına katkı sağlamıştır, temelini oluşturmuştur.

Allah, bu dünyayı hangi amaçla yarattığını açıklayıp insanların nelere dikkat ederek yaşayacaklarını genel prensipler olarak ortaya koyduktan sonra bunların ne kadar yapılacağını insanın özgür iradesine çalışmasına bırakmıştır. Bunun neticesini de ahirette verecektir. Bilim ise ancak Allah'ı tanıma, O'na hayran olma ve yönelme, ibadet ve ahlaken olgunlaşmaya katkı sağladığı ölçüde değerlidir. İslam'ın birinci amacı insanın dünyada yüksek teknoloji ürünleri ile konforlu bir hayat sürmesi değildir. Yoksa dünyaya da gerek kalmadan insanları doğrudan cennetine koyardı. Hiç bir eksiklik olmayan bir hayat bahşederdi. Ama dediğimiz gibi murad bu değildir. Allah, la yüseldir, yani istediğini yapar, bu hayatı böyle yapmayı dilemiş ve yapmıştır, şöyle olsaydı demek, kendimizi O'nun yerine koymak olur.

Reklam