devlet

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Adalet Devletin İmanıdır - Mustafa İSLÂMOĞLU

ADALET DEVLETİN İMANIDIR

Zulme tapmak adli tepmek hakka hiç aldırmamak
Kendi âsudeyse dünya yansa baş kaldırmamak
M. Akif

Dinin iki kanadı: Tevhid ve adalet

İnsan, ebedi mutluluk menziline iki kanatla uçar: Bunlar, tevhid ve adalet kanatlarıdır. Tevhid kanadı, insandan Allah’a uzanır ve insan-Hâlık ilişkisini temsil eder. Adalet kanadı, insandan insana uzanır ve insan-mahlûk ilişkisini temsil eder.

islamda Muhalafet Neden Olumsuz AnlamTaşıyor?

Resulullah ın vefatından sonraki ilk yönetici olan Hz. Ebu Bekir, halife olarak seçildiği zaman yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermiştir:
Sizden daha hayırlı bir kimse olmadığım halde, sizin idareciniz olarak iş başına geçmiş bulunuyorum. … Eğer ben, bu vazifemde doğru iş görürsem siz de bana yardımcı olursunuz. Yanıldığım zaman da beni ikaz edecek, bana doğruyu siz göstereceksiniz. (1)
Ondan sonra yönetici olan Hz. Ömer kendisini eleştirmek isteyen birisinin engellenmesi üzerine şu ifadelere kullanmıştır:
Onu serbest bırakın. Eğer bize söylemezlerse onlarda hayır yoktur. Eğer onların doğru sözlerini kabul etmezsek bizde hayır yoktur. (2)
Bu sözler, yüklenmiş olduğu sorumluluğun büyüklüğünü ve taşımış olduğu vebalin ağırlığını kavramış olan yöneticilerin yardım talepleridir.
Bu insanlar, üzerinde başka bir makamın bulunmadığı, yöneticilik gibi bir konuma erişmiş iken; sözlerini ve davranışlarını yargılayacak/sorgulayacak hiç kimse bulunmamasına rağmen ve hiç kimseye hesap verme mecburiyetleri bulunmadığı halde, neden böyle bir yardım talebinde bulunuyorlar. Bu talep ki, makamlarını en üst makam olmaktan çıkarıyor; sözlerini ve davranışlarını denetime açıyor ve onları, birilerine hesap vermek zorunda bırakıyor.
Yöneticilerin otoritelerini başka güçlerle paylaşmak zorunda kaldıkları yönetim modelleri, insanlık tarihinin sınırlı bazı dilimlerinde tecrübe edilmiştir. Ancak bu tecrübelerin hiç birisinde yöneticiler, otoritelerini gönüllü olarak paylaşmamışlar ve isteyerek denetime açmamışlardır. Bu yüce gönüllülük, Müslüman olmanın ortaya çıkardığı bir durumdur. Yeryüzünde adaleti tesis etmek hedefinin ve bununla imtihan ediliyor olma gerçeğinin ortaya çıkardığı bir durum… İşin ucunda, ya elde ettiği gücü şahsi çıkar ve menfaatleri için kullanıp imtihanı kaybetmek ya da adaletin tesisi ve toplumun huzurunu sağlamak için kullanıp Allah ın rızasına kavuşmak yatmaktadır. İşte bu yüzden yardım talep etmekte, otoritelerini denetime açmaktadırlar.

Kur'an'da Anahtar Siyasi Kavramlar - Manzuriddin AHMED

Modern çağda Müslüman siyaset teorisinin klasik ve Orta Çağ nosyonlarını yeniden üretme teşebbüsü, birçok metodolojik ve semantik problemlerle kuşatılmış durum­dadır. Modern sosyal bilimcinin klasik ve Orta Çağ İslâm’ına dair anahtar siyasî kavramlarını anlamaya çalışırken karşılaştığı en önemli zorluk, bu kavramların Kur’ânî ilahiyat doktrinlerine otur­tulduğu ölçüde benzersiz olmasından ileri gelmektedir. Bu kav­ramlar, Yahudi, Hıristiyan, Roma ve Yunan siyasî fikirlerinin nü­fuz ettiği Batı siyaset teorilerinden farklıdır. İslâmî siyasî kavram­lar, tamamen farklı sosyal, ekonomik, siyasî ve tarihî ortamların çizdiği çerçeve içinde gelişmiştir. Bu da tanım ve anlam problemle­rini ortaya çıkarmıştır. Bir taraftan modern sosyal bilimciler Batılı siyaset terminolojisindeki arka planları ile İslâmî terimleri anlaya­mazken, diğer taraftan bu terimler modern siyaset bilimi sözlüğü ne tercüme edildiklerinde, orijinal mânâları değişikliğe uğramıştır. Söz gelişi, gerçekte, İslâm’da net bir modern devlet kavramı yoktur, ama insanlar hâlâ İslâm devletinden söz ederler ve bu anlamda ümmet, hilâfet gibi İslâmî kavramlar, modern devlet ve hükümetin dengi olarak kullanılır. Ama ümmet ve hilâfetin kendilerine has ayrı anlamları vardır.[1]

n/a

n/a

Reklam

İçeriği paylaş