türkiye

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

KÜRESELLEŞMEDE TÜRKİYE VE İSLAM’IN DURUMU

KÜRESELLEŞMEDE TÜRKİYE VE İSLAM’IN DURUMU Emperyalizm Türkiye İslam

Çağdaş sömürü artık evrensel diye nitelenen ve şu kavramlarla özetlenebilecek hayat tarzının ihracıyla, insanlığa benimsetilmesiyle gerçekleşmektedir: Demokrasi, bireysel özgürlük, liberalizm, çağdaş yaşam veya modernizm, hümanizm, konforizm.
Hızlı ve güdümlü kültür değişimi batı teknolojisinin ürünü olan her malı kolaylıkla tüketebilmeye yatkın ve üstelik istekli standart insan yığınları oluşturmayı hedeflemektedir. Batının amacı, bütün dünyayı bir pazar haline getirebilmektir.

Bireysel özgürlük ve konforizm dünyevi nimetlerden zevk ve lezzet alma esasına dayalı bir yaşama tarzını ifade etmektedir. Dünyayı amaç edinen, hep daha iyisini ve fazlasını tüketme hevesi olan, mutluluğun ölçüsünü sahip olunan maddiyat miktarına ve tüketim miktarına göre belirleyen bir hayat tarzı. Bu hayat tarzının en belirleyici sonucu olarak önce ve sadece kendini düşünen menfaatine göre hareket eden insanların yetişmesidir. Bu da toplumlardaki birlik ve beraberliğin yıkılışı, geri gelmez şekilde kayboluşu demektir.
Bu sonuç tam sömürgecilerin isteği şey. Böyle insanlardan oluşan toplumlar batılı ürünlerin sürekli ve hevesli müşterileri. Çünkü bir defa alınıp bozuluncaya, bitinceye, eskiyinceye kadar kullanmak yerine zevk ve hevesinin peşinde, pazara sürekli sürülen ürünlerin daha iyisini, güzelini, prestijlisini almak, sürekli satın almak, yani sürekli üreticilere kazandırmak, lüzumsuz yere günler, aylar süren emeklerin batılıların hizmetine sunulması, birikimlerin ve kaynakların batıya aktarılması, yani modern sömürü.

Çorak ülke -Gökhan Özcan

Gökha ÖzcaKimsenin hikâyesi kalmamış, kimsenin şiiri, kimsenin haysiyetli bir kelamı, kimsenin kibirsiz bir iddiası kalmamış. Yalan her bir organımızdan nüfus etmiş içerilerimize. Ruh bereketimiz kaçmış, gönüllerimiz uçsuz bucaksız birer çorak ülkeye dönüşmüş. Hakka teslim etmediğimiz varlıklarımız, yalana sorgusuz sualsiz râm oluvermiş. Ciddiyetimize şaklabanlık, hissiyatımıza sahtelik karışmış. Aklımızdan geçende, dilimizden dökülende, nefsimizden etrafa saçılanda bir keramet var zanneder olmuşuz. Kendimizi pazara sürmüşüz ki metâlansın şu küresel küre.

n/a

TÜRKİYE ERGENEKON'DAN ÇIKMAK ZORUNDA

Ergenekon iddianamesi açıklandığında!
[YORUM - DR. MURAT YILMAZ] Ergenekon iddianamesi açıklandığında yaşanacaklar...

Türkiye, hapsedilmeye çalışıldığı tecrit ve yalnızlıktan kurtulmaya, Ergenekon'dan bir kez daha çıkmaya çalışıyor. 2002'den itibaren Ayışığı ve Sarıkız darbe teşebbüsleriyle başlayan Ergenekon terör örgütünün şiddet olayları ve Cumhuriyet mitingleriyle gelişen ve en son AK Parti'ye yönelik kapatma davasıyla devam eden bu süreçte yargı ne yazık ki, demokratik bir hukuk devletinde oynaması gereken rolü oyna(ya)mıyor. Hatta tam aksi bir yöne dahi savrulabiliyor; yargının bir harekât merkezinden bahsedilebiliyor.
 

Reklam

İçeriği paylaş